1. Sayı

1. Sayı

Bismillahirrahmanirrahim...


Alemlerin Rabbine hamd, O’nun Mütevazi ve İzzetli kulu Rasulullah’a (s.a.v.), Aline ve ashabına salat ve selam olsun.

Ne güzeldir Allah’ın (c.c.) adı ile başlamak. Başladığın işteki niyetinin sembolüdür besmele. İşini iyi yapmak istediğinin göstergesidir. Sadece başlarken değil yolu yürürken de sadece Allah’a (c.c.) güvenip O’na (c.c.) dayandığının ilanıdır. 

Merhametlilerin en merhametlisinin adı ile başlamak (Rahman ve Rahim), nefsine de başladığın işe de zulmü bulaştırmama iradesini ortaya koymaktır. İşin merkezine merhameti koymaktır. 

O’nun (c.c.) adı ile başlamak bir işe, Allah’ın (c.c.) senin için seçip beğendiği ve lütfu ile tamama erdirdiği dinine uygun yapmaktır işi. O’nun (c.c.) gönderdiğine, Getirenin (s.a.v.) rehberliğinde teslim olmaktır. 

Vekitap Yayıncılık ailesi olarak yayınevimiz bünyesinde çıkarmaya başladığımız Dergimize bu duygular içerisinde Bismillah dedik. Dilimizdeki bu ikrar kalbimizdeki niyetimize, yolumuzdaki amellerimize ve kavuşmayı umduğumuz akıbetimize bir delil olsun.

Niyetimiz; Allah’ın (c.c.) rızasını kazanmaktır. Haktan-hakikatten yana ne varsa, önce kendi nefislerimize sonra da sesimizin ulaşabileceği herkese hatırlatmaktır. Hak ile batılın arasını ayırmak, hakkın hak olarak bilinmesine, batılın da batıl olarak teşhir edilmesine katkı sunmaktır. 


Yolumuz; Resulullah’ın (s.a.v.) yoludur. Amacımız, tüm yayın hayatımız boyunca O’nun (s.a.v.) sünnetinden, ahlakından, rehberliğinden ve gittiği yoldan bir an bile ayrılmadan işimizi düzgün yapmaktır. İşlerin neticesi ise 
Allah’a (c.c.) kalmıştır. 


Bize düşen doğru yolda yürümektir. Rabbimizin (c.c.) mesajını Resulullah (s.a.v.) ve güzide ashabının anladığı gibi anlamak, yaşadığı gibi yaşamaya çalışmak ve yaydığı gibi yaymaktır. Bu mesajın yayılmasında küçük bir katkımız olursa ne mutlu bize. 

Mensubu olmaktan gurur duyduğumuz büyük İslam cemaati (Ümmet) kıyamete kadar var olacaktır. Bu ümmetin şu an içinde bulunduğu olumsuz durumlardan kurtuluş reçetesi, iman ettiği esaslarda ve kendi cevherinde gizlidir. Bu esasların anlaşılması, doğru yorumlanması, içerisine batıl olan bir şeyin bulaştırılmaması ancak Rabbimizin (c.c.) Kitabı’nda üsve-i hasene olarak övdüğü seçilmiş bir Peygamberin sahih söz ve davranışlarının (Sünnet) ölçü olarak alınmasıyla mümkündür. Yani sünnet ehli olmak (ehl-i sünnet) aşırılıklardan korunmuş vasat bir ümmet olmanın diğer adıdır.

İslam ümmetinin kendi cevheri ise birlik ve beraberlik (Vahdet) ile ortaya çıkabilir. Gerek nefislerimizden, gerek şeytanın iğvasından, gerekse modern dünyanın bize dayattığı anlayışlardan kaynaklanan bu parçalanmış ümmet yapısının sonuçları ortadadır. Bu sonuçlar Müslümanlar kadar Müslüman olmayanlar için de vahim bir dünya ortaya çıkartmıştır. Çözüm bir olmak, birlik olmak, cem olmak, cemaat olmaktır. (ve’l cemaat)

Ehl-i sünnet ve’l cemaat olmak VAVELİF dergisinin itikadi, siyasi ve ameli olarak durduğu yerin tam adıdır. “Ehl-i kıble tekfir edilmez” düsturumuzdur. Dolayısıyla ümmetin bütün renkleri bizim kardeşlerimizdir. İnsanların küfrüne delil arayıp kafirliklerini ispatlama çabası (tekfircilik) bizden uzaktır. Müslümanların kardeşliği esası bütün yerel ve lokal farklılıkların üzerinde bir esastır.

.......……………

Yaşadığımız çağ ne olduğumuz kadar bazen bizi ne olmadığımızı ne olmamamız gerektiğini de izah etme durumunda bırakmaktadır.

Vavelif Dergisi yurt içinde ya da yurt dışında hiçbir siyasi kuruluşun, örgütün, devletin yayın organı veya sözcüsü değildir. Bağımsız ve bağlantısız olarak kendi yayın ilkeleri doğrultusunda, ifrat ve tefritten uzak vasat bir çizgide çalışmalarını sürdürecektir. 

İşte bütün bu başlıklar çerçevesinde;

Rabbinin rızasını arayan bir mü’minin ahlak ve karakterine, Kitab-ı Kerimin kavline göre şekillenmiş Müslüman şahsiyetine uygun olsun diye dergimizin adını VAVELİF koyduk.

Vav, insanın anne karnındaki duruşunu ve başlangıcını, Elif, kabre uzatıldığındaki duruşunu ve sonunu temsil eder.

Geldiğimiz yeri de gideceğimiz yeri de unutmayalım. Bu ikisinin arasında geçici dünya menfaatleri ve basit hazları için kıymeti tartışılmayacak değerlerimizi heba etmeyelim. Tam tersi bu başlangıç ve son arasındaki kısacık ömrümüzde, Allah’a (c.c.) kul, Resulallah’a  (s.a.v.) ümmet, Müslümanlara kardeş, insanlığa ve varlıklara emniyet oluşumuzu en güzel şekilde yaşayalım.

Vav, boyun eğişi ve tevazuyu simgeler.
Elif, izzetli ve onurlu durmayı temsil eder.

Boynumuzu sadece Allah’ın (c.c.) karşısında eğeriz. Tevazu ise Müslümanın şahsiyetinin ayrılmaz parçasıdır. Başta Müslümanlar olmak üzere Allah (c.c.) ve Resulü’nün (s.a.v.) düşmanları hariç tüm insanlara karşı VAV gibi mütevazı olmak karakterimizin bir yanıdır. Allah’ın (c.c.), Resulü’nün (s.a.v.) ve Müslümanların düşmanlarına karşı ELİF gibi izzetli ve onurlu durmak ise karakterimizin diğer yanıdır.

Bu duygu ve düşünceler içerisinde bu dergi vesilesi ile ortaya çıkacak her hayrın Rabbimizden (c.c.) olduğunu, her tür yanlışlık ve eksikliğin de kendimizden kaynaklandığını peşinen kabul ederek Allah’tan (c.c.) bizi muvaffak etmesini niyaz eder, dostlarımızdan ise hayır dualarını eksik etmemelerini bekleriz.

Şüphe yok ki dönüşümüz Allah’a (c.c.) dır.

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun!
  •  

DERGİLERİMİZ