Issız Sokakların Sessiz Misafirleri

Issız Sokakların Sessiz Misafirleri
Nevzat DİLEYEN
11 Şubat 2019

Hz. Cüleybib Medine'de annesini babasını yitirmiş, hiç bir yakını olmayan kimsesiz çocuklardandır. Üstü başı, hali şekli pek yerinde olmayan, görüntü olarak da insanların benimsemediği, dışladığı, günümüz tabiri ile sokak çocuğudur. Yıllar geçiyor, Hz. Cüleybib yalnızlığa itiliyor ve toplumdan soyutlanıyordu.

Hz. Cüleybib'in düştüğü bu duruma seyirci kalmak istemeyen Allah’ın Rasûlu bir gün Hz. Cüleybib'i yanına çağırarak: “Ey Cüleybib! İster misin seni evlendireyim?” diye sorar. Hz. Cüleybib: “Ey Allah'ın Rasûlu kim bana kızını verir ki? Ne bir kimsem var ne de şeklime bakıldığı zaman beğenilecek bir tarafım...” Âlemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz, Hz. Cüleybib'e kefil olduğunu duyurur.

Peygamber Efendimizin Hz. Cüleybib'e kefil olduğunu duyan Ensar’dan dul bir sahabe kadın Hz. Cüleybib'in ne kimsesizliğine ne de şekline takılmaz ve onunla evlenir. Bir zaman sonra müşriklere karşı savaş için askerlere ihtiyaç olduğu yönünde haber alan Hz. Cüleybib meydandaki yerini alır. Çetin bir muharebenin akabinde savaş bitiyor ve Allah Rasûlu soruyor: “Kaybettiğiniz, bulamadığınız kimse var mı?” Sahabeler zayiatın olmadığı yönünde cevap verince Allah Rasûlu tekrar: “Kaybettiğiniz, bulamadığınız kimse var mı?” Yanıt değişmeyince Fahr-i Kâinat: “Ama benim kaybettiğim biri var.” Sahabeler: “Kimdir o, Ey Allah'ın Rasûlu?” Efendimiz: “Cüleybib” der. Cüleybib o kadar değersizdi ki insanların nezdinde yokluğu bile fark edilmiyordu. Ama Allah-u Teâlâ Habib'ine fark ettiriyordu. “Cüleybib diye biri var ve o şu an aramızda yok.” Arayın diye emir veriliyor. Aramalar neticesinde kendisini öldürdüğü yedi müşrikin cesedinin yanında aldığı darbeler sonucunda şehid olmuş halde bulurlar. Hz. Cüleybib'in na’şının yanına gelen Allah Rasûlu: “O bendendir, ben de ondanım. O bendendir, ben de ondanım. O bendendir. Ben de ondanım.” Hz. Cüleybib bu onurlu payeye kavuşarak ötelere gider.

Allah-u Teâlâ’dan temennimiz Hz. Cüleybib'e rahmeti ile muamele etmesi ve bizleri de şefaatine nail etmesidir.

                                                         

Günümüz Cüleybibleri

Dünya'nın en büyük göz hapsinde yaşamaya mahkûm edilmiş küçücük bedenler, en büyük sorun olarak neredeyse her medeniyetin kapanmak bilmeyen yarası olmuştur. Günümüz modern dünyasının da çözüm üretmekte yetersiz kaldığı, ıssız sokakların sessiz misafirleri... Sokakların çocuk doğurmaktan aciz olduğu halde adına sokak çocuğu dediğimiz nam-ı diğer madde bağımlısı bu gençler, sosyal çevre tarafından ötekileştirilip yalnızlığa sindirilmiş, birçok istismara maruz bırakılmıştır.

Bu sorunun temelini oluşturan ebeveynler ellerinde şeffaf bir poşetin içinde pahada değerli takılarla cadde ve sokaklarda çalınma veya herhangi bir zarar görme korkusu gütmeden güvenle gezebiliyor mu? Cevaplarının “Böyle bir soru mu olur?” olduğunu tahmin edebiliyoruz. Öyle ise yeryüzünde ki bütün madenlerden daha değerli olan çocuklarımıza karşı neden koruma içgüdüsü taşımıyor ve birçok istismara açık hale getiriyoruz?

Diğer tarafta atıl durumda olan kâğıt, plastik vb. çöpleri geri dönüşümü sağlanarak, milli kazanç adı altında toplum istifadesine sunuyorken, Allah-u Teâla’nın Tin Sûresi’nde ‘ahsen-i takvim’ diye övdüğü, manası ‘en güzel şekilde yaratılmış’ insanın ait olduğu yere, toplum içine geri dönüşleri için neden istikrarlı bir girişimde bulunulmuyor? ‘Eşref-i mahlûkat’ yani ‘yaratılmışların en hayırlısı’ unvanını taşıyan insana, ne oluyor da atıl durumda olan bir çöp kadar itibar gösterilmiyor? Semalarında ezan seslerinin yankılandığı bu topraklarda yarınlarımızın teminatı, Asım'ın neslini şuursuzca kuytu köşelerde yarı baygın vaziyette görmek hiç mi bir şey ifade etmiyor? Vicdanları emekliye ayrılmamış, aynı yaratılışa sahip zatlara serzenişte bulunuyor ve Peygamber Efendimizin (s.a.v.) yüreğinden gelen haykırışla “Cüleybib diye biri var!”

Ne zamana kadar varlıklarına kör, sağır, dilsiz kalacağız?   

Nifakî tohumlardır aslımızı koparan bizden                                                 

Hasat alamadık, bozuk çıktı demeyin sakın               

Toprak bizimdir, hesap sorulacak mahşerde hepimizden...         

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun!