Örnek Bir Model miyiz???

Örnek Bir Model miyiz???
Şerafettin YAZICI
30 Mayıs 2016

Hamd, sena ve övgülerin en güzeli; ezelden ebede var olan, lütfuyla kâinatı ve bizleri yaratan, âlemlerin Rabbi olan Allah’a (c.c.) mahsustur. Salat ve selam da âlemleri Rabbi tarafından bizlere doğru yolu göstermesi için gönderilen önderimiz, ÖRNEĞİMİZ, rehberimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya (s.a.v.), Ehl-i Beyt’ine, ashabına ve onu ÖRNEK alarak, O’nun yolunu takip eden tüm Müslümanlar üzerine olsun.

Allah (c.c.) insanı yaratacağı zaman “ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” diye buyurmuş1 ve insan denen varlığın dünya serüveni başlamıştır. Yeryüzünün halifesi olan insanın fıtrat olarak cahil ve zalim2 olduğunu da Kur’an-ı Kerim’den öğreniyoruz.

Allah (c.c.), cahil olan insana doğru yolu hayat kılavuzumuz olan Kuran-ı Kerim’de açık açık3 ve her seviyede insanın anlayacağı bir dil ile4 bildirmiştir. Yine Allah (c.c.) gönderdiği Kur’an-ı Kerim’in uygulanması noktasında bizlere bir örnek göndermiştir ki; insanların bu konuda itirazları olmasın “ya Rabb, emirlerin zor idi uygulayamadık” diyerek bahane sunmasınlar.  Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Allah’ın (c.c.) gönderdiği Kur’an-ı Kerim’i en güzel şekilde yaşayarak; bizlere örnek ve rehber olmuştur.5 
Allah (c.c.), peygamberleri kavimlerine gönderince; kavmin önderleri genellikle bir insanın peygamber olarak gönderilmemesi gerektiğini, onun yerine meleklerin peygamber olarak kendilerine gelmesi gerektiğini6 söyleyerek hep itiraz içerisinde olmuşlardır.

İnsan cahil ve zalim olduğundan bilmiyordu ki bir melek geldiği zaman dinin pratiğini onlara gösteremeyecek ve onlara rehber olamayacaktı.

Allah (c.c.), bizleri yaratan olduğu gibi; bizlere neyin iyi neyin kötü geleceğini de en iyi bilendir7 ve bu yüzden insandan ve erkek olandan8 bizlere örnek ve rehberler göndermiştir. Hal böyle olunca; örnek olmak, söylediği sözün eri olmak, prensip sahibi olmak, yolun başında da, ortasında da,  sonunda da aynı konuşan ve amel eden insan olmak gerekirdi.

Yeryüzünün halifesi olan insanın en büyük problemlerinin başında ÖRNEK BULMA problemi yatmaktadır.  Yöneticiler tebaasına örnek değil, amir memuruna örnek değil, anne-baba çocuğuna örnek değil, imam cemaatine örnek değil kısaca örneklik yok. Sadece havada uçuşan büyük kelimeler, bol tavsiyeler, mangalda bırakılmayan küller. Kelimeler güzel olsa da pratiği olmayınca hedefine maalesef varmıyor, karşısındakine etki etmiyor.

Allah (c.c.) Saff Sûresi 2 ve 3. ayet-i kerimelerinde “Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük gazap gerektiren bir iştir.” buyurarak, yapmadığımız şeyleri söylemememiz gerektiğini ya da sadece yaptıklarımızı söylememiz gerektiği belirtiyor. Şimdi, eğer bir yönetici insanlara iyi bir halk olması için nasihat ediyor ise; kendisi söylediği iyi olanı yapar ise, halk da söyleneni yapar. Tıpkı Hz. Ömer (r.a.), Hz Ali (r.a.) ve Ömer bin Abdülaziz (r.h.) gibi…

Eğer bir imam; cemaatine söyleyeceklerini hep aynı tonda ve hep aynı şekilde anlatır, cemaate yeni anlatma teknikleri geliştirmez ve kendini yenilemez ise ve en önemlisi söyledikleri yaşantısında yok ise cemaat imamı sadece bir teyp kaseti gibi görür; camiye girerken yavaş yavaş girer ve camiden çıkarken hızlı hızlı çıkar. İmam cemaatine örnek bir şahsiyet olmaz ise söyledikleri boşa gider. 

Çocuk için model olan anne-baba; namaz kılmayan-kitap okumayan kişilerse, çocuğuna sen git ders çalış diyerek kendileri televizyon başında oturuyorsa, sigara içip sen sigara içme diyorlarsa, akşama kadar cep telefonları ile oynamalarına rağmen çocuğa telefonu elinden bırak diyorlarsa, anne ve babanın tavsiyeleri farklılık gösteriyorsa ve tutarsızsa tabii ki bu ebeveynin söylemlerinin çocuk üzerinde bir tesiri olmayacaktır. Bu ebeveyn; çocuk için hiçbir zaman örnek anne ve baba olamayacaktır.

Eğer bir öğretmen veya eğitimci; öğrencilerine örnek bir model olmak için onları gereken değeri verip ilgilenmezse, onları sevmez ve onlara sevgisini göstermez ise, bir elinde sigara akşam kahvede oyun oynar ise, ahlakî zaafları varsa, giyim kuşamına dikkat etmez ise öğrenciler bu öğretmene hiçbir zaman saygı göstermeyeceklerdir. 

Sonuç olarak; insanların en iyi yaptığı şey eleştirmek, kuru nasihat etmek ve olur olmaz boş konuşmaktır. İnsanımız kendine hiç bakmaz hale geldi.  

Allah’ın (c.c.) Bakara Sûresi 44. ayet-i kerimedeki: “Siz, insanlara iyiliği emrederken, kendinizi unutuyor musunuz? Oysa siz kitabı okuyorsunuz. Yine de akıllanmayacak mısınız?” buyruğunu dikkate alarak ya hayır söyleyeceğiz ya da susacağız. Ağzımızdan çıkmamış olan söz bizim esirimiz iken, çıktıktan sonra bizim onun esiri olduğumuzu bileceğiz. Nihayet, Malkom X’in dediği gibi: “En iyi nasihat örnek olmaktır” sözünü unutmayacak; az konuşup çok amel edeceğiz. Davet ettiğimiz insanlara; ameli konularda yaptığımızın dışındaki şeyleri söylemeyeceğiz. 

Selam ve dua ile…

Dipnotlar
1. Bakara Sûresi; 2/30.
2. Ahzâb Sûresi; 33/72.
3. Hac Sûresi; 22/16.
4. Zuhruf Sûresi; 43/3.
5. Ahzâb Sûresi; 33/21.
6. Hûd Sûresi; 11/12.
7. Arâf Sûresi; 7/157.
8. Nahl Sûresi; 16/43.