Paranın Kirli Yüzü

Paranın Kirli Yüzü
Ümit Yemişli
03 Temmuz 2018

Para insanın hayatında önemli bir araçtır. İnsanların maddi, manevi gelişimine hizmet ettiği gibi, insanlar para karşısındaki tutumları ile kendi kimlik ve kişiliklerini de oluştururlar. İnsanın dünyaya geliş nedeni, dünyasal değerlerle; parayla, pulla, maddeyle ve dünya insanı ile karşılaşmak onlara karşı tutum ve davranışları ile ruhsal gelişimini sağlamaktır. Paranın varlığı ve yokluğu bu imtihanın en önemli ölçüsüdür. Allah kimi kulunu bollukla, kimini yoklukla imtihan eder. Yoklukla imtihan kolaydır, zor olanı bolluk ile olanıdır.

Para, dünyasal ihtiyaçların karşılanmasında etkili bir araç oluşu nedeniyle tarih boyunca insanların ilgi odağı olmuştur. İnsanlar para kazanmak ve sahip olmak için çok çalışmış, mücadeleler vermiş, savaşlara girmişlerdir. Şimdi yapılan savaşların nedeni de paradır. Aslında para ne iyi, ne kötü, ne değerli, ne değersizdir. O yalnızca bir araçtır. Sizin amaç ve niyetinize göre şekillenir. Onu ne için istediğinize, hangi amaçla harcadığınıza ve neden biriktirdiğinize göre değer kazanır, değer kaybeder, iyi veya kötü olur.

Paranın insanın hayatındaki önemi ve etkisinin azlığı veya çokluğu ile ilgili değildir. Onu taşıyanın yüreği ile ilgilidir. Küçücük dairesinde 1600 lira emekli aylığıyla “bol bol harcıyorum” diye ruhsal bolluk ve aydınlık içinde mutlu yaşayan arkadaşlarım olduğu gibi, milyarlarca lira varlığı ile ruhsal sefalet içinde yaşayan, depresif ilaçlarla ayakta duran, yokluk duygusu içinde ağlayan, sızlayan her günü kavga ve mücadele ile geçen, üç kuruş için yalana, dolana sapan, taklalar atan, mutsuz yaşayan, zavallı insanlar da tanırım.

Nefsin isteklerini karşılamak için para önemlidir. Ama nefsin istekleri çoktur. İnsanı akıl almaz isteklere yönlendirir. Bilincini, idrakini, anlayışını köreltir. Sabrını, metanetini, gönlündeki aydınlığı bitirir. Sonu gelmeyen aşırı istek ve tutkular insanı açgözlü yapar. Açgözlü insanı bu dünyada doyuracak ve mutlu edecek hiçbir şey yoktur. Neyi isteyip de ulaşsa, sahiplendiği anda daha büyüğünü istemeye başlar. Onun yönelişi, açgözlülük, doyumsuzluk, acı ve depresyondur.

Açgözlü insanların; hırslarından, doyumsuzluklarından, hasisliklerinden kendilerinin de utandıkları zamanlar olur. Zayıf kişiliklerini saklamak için çocuklarının geleceğini bahane ederler. “Onlar için biriktiriyorum” derler. Açgözlü babaların bıraktıkları servetle, bugüne dek mutlu olan hiçbir insana rastlamadım. Hiç kimse kendi açgözlülüğünü çocuklarının safiyeti arkasına gizlememelidir. Çocuklara yapılacak en büyük iyilik, onlara kendi varlıklarını oluşturma, kazanma, başarma, cömertlik içinde vererek, severek, hayır ve hizmet yaparak yaşama ahlakını kazandırmaktır.

Para bizi muhtaçlıktan kurtarır. Eğer onun gerçeğini, geçiciliğini anlayarak, tok gözlülükle sahiplenir, gururdan, kibirden uzak, hak, hukuk, adalet içinde kazanır ve harcarsak, insanlık için hayırlı sayılan hizmetlerde kullanırsak paranın hem kendisi asli işlevini kazanır, hem de bizi yüceltir. Para ile perişan olan zavallılar, açgözlü olanlardır. Açgözlü insana para aktıkça daha açgözlü ve daha doyumsuz olur. Hayatım boyunca çok zengin, çok da fakir arkadaşım oldu. İbretle izleyip gördüm ki, tok gözlü bir insanı, para cömert, saygın ve itibarlı yapıyor. İnsanı rezil eden ve acınacak durumlara düşüren şey ise açlık ve fakirlik değil, açgözlülüktür.

Zayıf yürekli, korkak, açgözlü insanlar, istifledikleri paranın onları güçlü ve güvenli yapacağını zannederler. Oysaki istifledikleri para çoğaldıkça korkuları artar. Güvenlik için paraya ihtiyaç duyan kimse bence en büyük ahmak ve korkaktır. Gerçek güç cömertlikte; vermekte, paylaşmakta, hizmettedir. Para istifçinin yalnızca kasasını, banka hesaplarını değil kalbini de işgal eder. İnsan paranın hizmetkârı, bekçisi ve kölesi olur. Para en zalim, en gaddar patrondur. İnsanın tüm hayatına hâkim olur. Gece-gündüz koşturur, taştan taşa vurur. Bağımlılığı esrardan, eroinden daha kötüdür.

Para tok gözlünün elinde sevginin ve cömertliğin, açgözlünün elinde sevgisizliğin, kıskançlığın, kinin ve hasisliğin simgesi olur. Paraya bağımlı kişinin çevresiyle olan tüm ilişkilerine para yön verir. Onun en büyük değeri para olduğu için ana, baba, eş, kardeş, çocuk, akraba ilişkilerinde para ve mal söz konusu olunca hatır, gönül, sevgi, saygı, vefa sıfır olur. Para açgözlü insanların ilişkilerini zehirleyen bir yılan gibidir. Ortaklığı, kardeşliği, arkadaşlığı cehennem ateşi ile yakar. Tok gözlü insanların ilişkilerinde ise para sağlık, huzur, lezzet katan bir araçtır.   Rabbimiz Âli imran suresinde bu hususta her iki dünya hayatımızda nasıl davranmamız gerektiğini bizlere en güzel bir şekilde bildiriyor.                                                                    Kadınlara, oğullara, kantar kantar yığılmış altın ve gümüşe, salma güzel atlara, hayvanlara ve ekinlere duyulan tutkulu şehvet insanlara 'süslü ve çekici' kılındı. Bunlar, dünya hayatının metaıdır. Asıl varılacak güzel yer Allah katındadır. 
De ki: 'Size bundan daha hayırlısını bildireyim mi? Korkup sakınanlar için Rablerinin katında, içinde temelli kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler, tertemiz eşler ve Allah'ın rızası vardır. Allah, kullarını hakkıyla görendir. (Al-i İmran Suresi; 3/14-15)

Yine;

Ve bir mal toplayıp hep onu sayana! Malının, kendisini ebedi yaşatacağını sanır. Hayır, andolsun ki, o Hutame'ye (cehenneme) atılacaktır. (Hümeze Suresi; 104/2-4)

Rabbimiz bizlere yukarıdaki ayetlerde de; para ve dünyalıklarla ilgili nasıl bir tutum takınmamız gerektiğini en güzel şekilde bildirmektedir.

                                                                                                                                           

                                                                                                                         

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun!